Karadeniz’in Gizli Hazinesi Deli Bal , Bazı Tarihçilere Göre Tarihin İlk Biyolojik Silahı

Deli bal, Karadeniz Bölgesi’nde yetişen “orman gülü”nden arıların nektar almasıyla elde ediliyor. Bu çiçek yılda sadece 15-20 gün çiçek açıyor ve bu da deli balı kısıtlı miktarda üretilen bir ürün haline getiriyor.

Kastamonu Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Cem Başar, bölgenin yoğun orman gülü örtüsüne sahip olduğunu ve bu yıl yağışların az olması nedeniyle üretimin iyi olacağını öngörüyor. Başar, deli balın mide hastalıkları, sindirim sistemi ve iskelet yapısına faydalı olduğunu, ayrıca bazı doktorlar tarafından hipertansiyon hastaları için de tavsiye edildiğini belirtiyor.

Deli balın 10-15 dakika içinde etkisini gösterdiği ve doktor tavsiyesi ile tüketilmesi gerektiği vurgulanıyor.

Filmlere konu olan “deli bal”ın üretim sezonu başladı
– Kastamonu Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Cem Başar:
– “Deli balın üretimi kısıtlı miktarda olmakta. Kastamonu’da yıllık birkaç ton civarında üretimi var”
– “Deli balın genel anlamda nabzı ve tansiyonu düşürücü özelliği var. Yedikten 10-15 dakika içinde etkisini göstermekte. Burada önemli olan doktor tavsiyesi üzerine tüketmek”
Deli bal, 2009 yılında çekilen Sherlock Holmes filminin yanı sıra Agatha Christie’nin “Elmayı Yılan Isırdı” adlı romanından 2023’te uyarlanan “Venedik’te Cinayet” filminde de işlendi.
Sherlock Holmes’te, idam edilen Lord Blackwood’un daha sonra canlanması üzerine Sherlock Holmes ve yardımcısı Doktor Watson olayın gizemini araştırıyor ve idam edilmeden önce Blackwood’un deli bal yemesinin ardından nabzı bir süreliğine durunca öldü sanıldığı belirleniyor.
Sherlock Holmes olayın sırrını, “

Deli bal, Türkiye’de Karadeniz Bölgesi’nde yetişir, uyutur ve nabzı düşürür.” sözleriyle açıklıyor.
“Venedik’te Cinayet” filminde ise Türkiye’den getirilen deli balın etkilerinden bahsediliyor.
– “Bu sezon üretimin iyi olacağını düşünüyoruz”
Kastamonu Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Cem Başar, AA muhabirine, bölgenin yoğun olarak orman gülü örtüsüne sahip olduğunu söyledi.
Deli bal üretimini yağış ve iklim şartları gibi sınırlayan faktörler bulunduğuna işaret eden Başar, “Yağış çok olduğunda üretim düşüyor. Bu sezon yağış düşük, üretimin iyi olacağını düşünüyoruz. Deli balın üretimi kısıtlı miktarda olmakta. Kastamonu’da yıllık birkaç ton civarında üretimi var.” dedi.
Deli balın faydalarına değinen Başar, “Deli bal mide hastalıkları, sindirim sistemi, iskelet yapısına faydalı oluyor. Hipertansiyon hastalarının kullanmasını bazı doktorlar tavsiye ediyor. Deli balın genel anlamda nabzı ve tansiyonu düşürücü özelliği var. Yedikten 10-15 dakika içinde etkisini göstermekte. Burada önemli olan doktor tavsiyesi üzerine tüketmek.” bilgisini verdi.
Azdavay ilçesine bağlı Sada köyünde bal üreticiliği yapan Mustafa Karaçam da İstanbul’da yaşarken Kovid-19 salgını döneminde memleketine taşındığını belirtti.
Hobi olarak arıcılığa başladığını dile getiren Karaçam, “35-40 kovan arımız bulunuyor. Çiçek balı ve deli bal üretiyoruz. Sezonda 150-200 kilogram deli bal alıyorum.” diye konuştu.
Deli balın özel bir bal olduğunu vurgulayan Karaçam, “Doğal antibiyotik gibidir. KOAH, akciğer hastalıkları olanların tükettiği bir bal. Ben de bir dönem akciğer hastalığı geçirdim ve tükettiğim için bunun üretimine ağırlık verdim.” dedi.

– “Bazı tarihçiler tarafından tarihin ilk biyolojik silahı olarak değerlendirilir”

Deli balın tarihi de oldukça ilgi çekici. Bazı tarihçiler, deli balın tarihin ilk biyolojik silahı olarak kullanıldığını savunuyor. Bu iddiaya göre, Pontus Kralı 6. Mithridates, Romalı askerleri saf dışı etmek için deli bal kullanmış.
İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Hamit Hancı, deli balla ilgili en ilginç hikayenin dünyanın ilk coğrafyacısı ve tarihçisi olarak bilinen Strabon’un “Geographika” kitabında anlatıldığını söyledi.

Kitapta, tarihteki ilk zehir bilimci ve biyolojik silahları kullanan kişi olarak anılan Pontus Kralı 6. Mithridates ile ilgili anının anlatıldığını aktaran Hancı, şunları kaydetti:

“Mithridates, dağlık ülkeden geçerken Roma İmparatorluğu’nun generali Pompey’in ordusunun üç bölüğünü imha etmiştir. Bunlar, ağaç dallarındaki peteklerden elde edilen deli balı kaselere koyup yol üzerine bıraktılar. Romalı askerler bunu yiyip bilinçlerini kaybedince onlara saldırarak kolayca hepsini saf dışı ettiler. Bu şekilde kullanılan deli bal, bazı tarihçiler tarafından tarihin ilk biyolojik silahı olarak değerlendirilir.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x